21 Temmuz 2009 Salı

Çınaraltı,Çengelköy

İki hafta evvel ardarda 3 kez filan Çengelköy'e karper,simit yemeye gittik.Her seferde masadaki simit ve peynirin resmini çekmeyi unuttum.Bu pazar ne yesek diye düşünürken meşhur Çengelköy simidi aklımıza geldi.''Sen çayı koy,ben geliyorum ''dedi Gökhan.Nasıl kuyruk varmış.Çıkan tepsinin tamamını alan varmış.Neyse kısmetmiş,bize de sıra gelmiş.Aç gözlülük işte,10 tane almış.6 tanesini bir hamlede yedik.Kalanları dolaba attık.Sonradan tost makinesinde ısıtılınca da bayılıyorum ben bu simide.


Bedirhan çekmiş bu resimi .Çınaraltı'nda otururken.Denizanasının çok nadir görülen zehirli bir çeşidi imiş.O öyle söylüyor.


Hava biraz bulutlu idi ,resmin çekildiği gün.Hatta biz tam kenarda yer bulamamıştık.Bir ara yağmur atıştırdı.Millet kaçışır kaçışmaz,Bedirhan koşup bir masa tuttu.Ve yağmur hemen dindi zaten.İşte böyle yani.

Bu iki resimin toplamı bir çınar ağacı.Çengelköy'deki meşhur çınar ağacı.Mekanın isminin ilham kaynağı.Tabi ağaç çok yaşlanmış.Desteklerle korunmaya çalışılıyor.








Kıyıdan bir resim.O kayalarda oturmak isterdim.







Kerem klasiği.Başka şey olsa yemez.





Hiç yorum yok: